Attila İlhan’a Hasretle…
Melike İlgün, bugünkü yazısında Attila İlhan’ı çok güzel cümlelerle anmış:
Attila İlhan’a hasretle…
Ölümünün ikinci yıldönümünde O’nu kendisini en iyi anlattığına inandığım satırlarla, O’nun gibi küçük harflerle ama büyük bir hasretle anıyorum.
“allah’ın günü yazıp durduklarımı niye okuduğunuzu hiç düşündünüz mü? ben söyleyeyim. sırasında patavatsızlığa varan bir açıksözlülüğüm var, fena halde doğru söylerim, etrafta o kadar çok yalan söyleniyor ki, aklı başında her insan doğru söyleyeni mumla arıyor; böyle birini bulur gibi olunca da, dediklerine şöyle bir göz atmadan edemiyor! kendimi bildim bileli böyle yazdim; önceleri haşarılık dediler, sonra hırçınlık, baktılar ki acıtıyor, susup sessizlikte boğmayı denediler, olmadı. türk okuru, taş çatlasa da doğru söyleyeni; çıkar hesapları olmayanı sezmekte; ne yapıp yapıp yazdıklarını okumaktadır.”
Attila İlhan’ı ben de saygıyla anıyorum.
Duraklatılmış Ulusal Eğitim
Melike İlgün’ün bugünkü yazısı çok ilginç. Şöyle yazmış:
…
Semra Sezer gitti. Hayrünnisa Hanım geldi. Ulusal Eğitim’e Destek Kampanyası yok artık. Siteye girin bakın. Kocaman yazıyor: DURAKLATILMIŞ diye. Ne manalı değil mi? Türkiye gibi…
Biz Kaç Kişiyiz?
Tuncay Özkan dün akşam milyonlara seslendi. Darbenin yıldönümünde Türk halkını ülkemize sahip çıkmaya çağırdı:
…
Diyorum ki…
Önce herkes herkesi getirsin.
Siz kaç kişisiniz diyorlar ya tükürük saçarak.
Onlara içimizden sadece bir milyon kişi karşılık versin. İnternette www.tuncayozkan.com üzerinden veya www.bizkackisiyiz.com adresinde buluşalım. Ama orada hemen ve önce tam bir milyon kişi buluşalım.
Sizleri önce burada birlikte olmaya çağırıyorum.
Sonra Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz.
Türkiye’nin her yerinde yaraları biz saracağız, Hakkari’den, Kırklareli’ne biz varolacağız…
Anayasayı da biz yapacağız, Türkiye’yi de biz yöneteceğiz.
Tekliğe karşı çokluğu…
Seçilmiş krallara ,korkunun bezirganlarına karşı namusu, erdemi, demokrasiyi…
Zulme karşı adaleti…
Zalime karşı hakkı ve halkı savunacağız.
Yeni bir Türkiye yaratacağız.Tuncay Özkan
Uyarı: Bu günlüğün sahibi olarak “Biz Kaç Kişiyiz?” hareketi ile hiçbir yönetimsel bağım yoktur. Bu toplumsal hareketi sade bir vatandaş olarak desteklemekteyim.
30 Ağustos Zafer Bayramı’mız Kutlu Olsun !
Nedendir bilinmez, dini bayramlarda, kandillerde, cep telefonuma ve e-posta kutuma tebrik iletileri yağarken milli bayramlarımızda hiç kimseden ses yok. Sessiz kalanlar, neden milli bayramlarımıza dini bayramlar kadar değer vermediklerini anlatırlarsa sevinirim.
Türkiye Cumhuriyeti, unutulan ve unutturulmaya çalışılan milli değerlerimiz üzerine kurulmuştur. Bugünlerde yaşanan gelişmeler de göstermiştir ki milli değerlerimize daha fazla sahip çıkmamız gerekir.
Bütün Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun !

Hoşgörü Medeniyetinde Bir Gazeteci
Son 3 gündür yaşananlar gayet açık. “Düşünce özgürlüğü” tamlamasını ağzından düşürmeyen AKP, Doğan Medya Grubu ile olan sıkı ilişkilerinden yararlanarak bir işaretle Emin Çölaşan’ı Hürriyet gazetesinden uzaklaştırdı. Onun gibi Kemalizm’i benimsemiş, Atatürkçü Türkiye’yi savunan birini bu yöntemle susturabileceklerini düşündüler. Yanıldılar…

Çarpılı Demokrasi
Günlerdir Zülfü Livaneli’nin ortaya attığı iddia konuşuluyor. İddiaya göre Deniz Baykal, Recep Tayyip Erdoğan’la Beylerbeyi’nde Seaport isimli lüks bir balık lokantasında yaptığı gizli buluşmada Anayasa değişikliği yaparak Erdoğan’ı başbakanlığa getirme sözü vermiş. Baykal bu görüşmeyi önce inkar etse de daha sonra kabul etmek zorunda kaldı.
Bu olayda dikkati çeken noktalar şunlar:
- Baykal, söylediklerinin doğruluğunu ispatlamak için “inanmazsanız Erdoğan’a sorun” diyebilir ama demiyor.
- Partideki bazı isimler muhalif seslerin üzerine “çarpılar” çizerek partideki demokrasiyi bir kez daha gözler önüne seriyor. Hatta bu isimler bir televizyon kanalındaki canlı yayında daha da ileri giderek Livaneli’nin bütün bunları nobel ödülü için yaptığını söyleyebiliyor.
- En ilginç olan ise yapıldığı iddia edilen görüşmenin diğer kahramanı Erdoğan’dan tek bir ses çıkmaması. Demokratik basınımız da mikrofonlarını bu konuda Erdoğan’a uzatmış değil.
İşte Türkiye’deki demokrasi. Biraz çarpık, biraz çarpılı…
Ne Yaptın Ey Seçmen ?
Seçmen tercihini ortaya koydu ve maalesef yine AKP’yi seçti. Hem de %46′lık bir oy oranıyla. Yükselen milliyetçi dalganın etkisiyle meclise giren MHP dışında sağ partilerin hiçbiri valık gösteremedi. Solda ise CHP, AKP karşısında tam bir hezimet yaşadı. Bu sonuçlardan sonra gerçekleri görenlerden bazıları mertçe istifa etti, görmek istemeyenler ise “rasyonel olmayan bazı sebepleri aramakla” meşgul. Sol adına ne kadar üzüntü verici bir durum :(
Yazının tamamını okuyun
Tehlikenin Farkında Olun
22 Temmuz Türkiye için tarihi bir gün. Meydanları Cumhuriyet için dolduranların, tehlikenin farkında olanların sandığa gideceği gün olacak. Bu seçim, ülkeyi adeta karanlığa sürükleyen bu iktidarı göndermenin tam zamanıdır.
Tehlikenin farkında olun, tesadüflerin iktidarına oy vermeyin.
İnternete Sansür Değil Sürat Gerek !
Bana e-posta ile ulaşan bu duyuruyu sizlere aktarıyorum:
Bildiğiniz gibi Ulaştırma Bakanlığı’nın hazırladığı “Bilişim Suçlarını Önleme hk” taslak, 5161 nolu yasa olarak çıktı ve Cumhurbaşkanı da onayladı.
Yazının tamamını okuyun
Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun !!!
Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!!! Ulu önder Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet, 83. yılında her zamankinden daha fazla tehdit altındadır. Lütfen tehlikenin farkında olun ve cumhuriyetimize sahip çıkın.





