MİT’in Gizli Tarihi

Diğer konularla karşılaştırıldığında MİT hakkında o kadar az kitap görüyorum ki. Tuncay Özkan da bu konudaki bilgi eksikliğini farketmiş ve bu kitabı yazmış.

MİT’in tarihi oluşumunu Osmanlılar’dan ve özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarından alıyor ve günümüze kadar getiriyor. Tabii bu kadar geniş bir tarihi tek bir kitapta ele almak mümkün değil ama Tuncay Özkan konuyu olabildiğince derinlemesine incelemiş ve 638 sayfalık bu kitabı yazmış.

Kitabın bu kadar kalın olması okumayı biraz zorlaştırsa da verdiği bilgilerle heyecan yaratmayı bilmiş. Bu bilgileri de gerek araştırmalarla gerekse MİT üyeleriyle konuşarak elde etmiş. MİT tarihi hakkında bilgi verirken günümüze kadar elde edilen başarıları ve yapılan hataları da belirtmiş ve bunları eleştirmekten kaçınmamış. Bu da kitabın MİT tarihini nesnel bir şekilde ele almasını sağlamış. Sonuçta okunması zevkli bir kitap çıkmış ortaya.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bugün kaos gibi gözüken ortam da asker, sivil ayrımının kesinleşmiş ve keskinleşmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Sivilleşmenin sancıları ve geçiş dönemi yaşanmaktadır. Ancak, bu dönemde kontrol mekanizmasını elinde bulundurması gereken savcıların ve diğer adalet mensublarının görevlerini yerine getirip, denetim mekanizmalarını açık bulundurduklarını söylemek de mümkün olmamaktadır. Olsaydı, bu kadar çok faili meçhul cinayetin büyük bir kısmı aydınlanır ve bunları işleyenlerin devlet içindeki uzantılarına ulaşmak mümkün olurdu. Bu alanda bir temiz toplum özleminin benimsenmesine daha uzun yılların gerektiği gözükmektedir. (s. 482)”

“İlişkilerdeki açıklık, istihbaratı güçlendiren doğru kaynaklara götüren bir unsurdur. Maalesef MİT’in yapılanmasında böyle bir anlayış söz konusu olmamıştır. Oysa MİT’in adam kaçıran, izleyen, dinleyen, öldüren, sindiren bir teşkilat olduğu havasını topluma, bu kapalılık ve hatalı uygulamaları yerleştirmektedir. Çağdaş istihbarat teşkilatlarında olduğu gibi, Mİt’in fikir üreten, bilgi toplayan bir yapı haline getirilmesi kaçınılmazdır. Gerektiğinde yasal statüsünün getirdiği diğer görevleri de yerine getirebilecek gücünün bulunduğu halka anlatılmamaktadır. Bunun da sorumlusu yine MİT’in kendisidir. (s. 482)”

“Ben bu kitabı yazmaya başladığımda, MİT-KGB çekişmesine dair epey öykü dinlemiştim. MİT bugüne kadar elliden fazla Rus casusunu yakalayıp mahkum ettirmişti. Ama bugüne kadar bunların belgeselini yapmayı başaramadılar. Yapsalar da seyretsek, güzel olmaz mı? Bizim Rus halkından ne eksiğimiz var? (s. 498)”

MİT’in Gizli Tarihi
Tuncay Özkan
Alfa Yayınları
638 s.

Benzer Yazılar




Yorumlar

Yorum Yapın




Kapat
E-posta ile paylaş