Yine Başa Döndük
Terörü, ABD’nin vereceği bilgi ve hedeflerle bitirebileceğini zanneden AKP, bu konunun gündemden biraz düşmesini fırsat bildi ve yine türban konusunu gündeme getirdi. AKP, yeni anayasa taslağında üniversitelere türbanlı bayanların da girebilmesini sağlayan bir madde bulunduğunu açıkladıktan sonra yine başa, seçim öncesine döndük.
Türban konusunda AKP’ye engel olan 3 kurum var: Yargı, TSK ve YÖK. Danıştay’ın bu konuda verdiği kararlar ortada. Bu yüzden önce yargıya el atan hükümet, yargıyı siyasallaştıracak yeni Hakimler ve Savcılar Yasası’nı meclisten geçirdi. Gece yarısı Pakistan’dan dönen Gül de, yasayı uyumadan onaylamış. Kendisini bu üstün görev anlayışından dolayı tebrik etmek gerekir. Bir yasa ancak bu kadar çabuk onaylanabilirdi.
Yasanın bu kadar çabuk yürürlüğe girmesinin de ayrı bir nedeni varmış. Eğer yasa 5 Aralık’tan önce yürürlüğe girmeseymiş, bakanlığın aldığı 99 stajyer hakim, Danıştay’ın yönetmeliği iptal etmesi nedeniyle bu görevlerinden ayrılmak zorunda kalacakmış. Ayrıca Adalet Bakanlığı’na görüşme (mülakat) ile hakim alma yetkisi veren yasa sayesinde, yapılacak görüşmelerde AKP’ye yakın isimler kayrılacak. Böylece yargıda kadrolaşma tamamlanacak.
YÖK’te durum ortada. Teziç’ten sonra yasağı sadece türban yasağı olarak algılayan biri başkanlığa seçildi. Kendisinin yasakları kaldırmak ve bilimselliği sağlamak gibi iki vizyonu varmış. Bu vizyonları nasıl uygulayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Son olarak yeni anayasa taslağında TSK konusunda da beklenmedik maddeler olacaktır. Özellikle RTE’nin bütün YAŞ kararlarını şerh koyarak imzaladığı düşünülürse bu konuda da bir adım atılacağı kesin.
Konya Vergi Dairesi’nin vergiye şeriat açısından yaklaşımı ve İstanbul Belediyesi’nin sadece türbanlı öğrenciler için tahsis ettiği “Harembüs”, tartışmaları alevlendirdi.
Önümüzdeki günler çok şeylere gebe.
Bizim bir de Avrupa Birliği’ne girme hayalimiz yok muydu? Bu konuda bir şey duyan var mı?
Benzer Yazılar
Yorumlar
“Yine Başa Döndük” için 1 Yorum yapılmış.
Yorum Yapın





Ne bekliyordun ki? Adamlar kendi ideolojilerini bütün kurumlara yerleştiriyorlar ve bunda da başarılı oluyorlar.
Keşke kararlı bir tutum sergileseler de YÖK’ün gereksiz yetkilerini, siyasi bağlantılarını kaldırabilseler. Ama her yönetimin yaptığı gibi gücü ele geçirdikten sonra, üzerinde çöreklenmeye devam edeceklerini düşünüyorum.